17 Aralık'ta Japonya'da çıkışını gerçekleştirecek olan JoJo's Bizzare Adventure: Eyes of Heaven için yayınlanan karakter videolarına üç yenisi daha eklendi. Bu üç yeni fragmanda Diavolo, Diego Brando ve animenin üçüncü bölümünden tanıdığımız, çok sevilen Noriaki Kakyoin var.
Diavolo, Diego Brando ve Noriaki Kakyoin, 50'den fazla karakter bulunacak oyundaki dövüşçülerden üçü. Şimdiye kadar yayınlanan fragmanlarda Pet Shop, Johnny Joestar, Yoshikage Kira Pannacotta Fugo, Lisa Lisa, Shigekiyo Yangu, Wamuu, Funny Valentine, Weather Report, Narancia Ghirga, Maria, Esidisi, Trish Una, Rudol von Stroheim, Enrico Pucci, Josuke Higashikata, Dio Brando, Caesar Anthonio Zeppeli, Gyro Zeppeli, Jotaro Kujo, Bruno Buccellati, Robert Edward O. Speedwagon, Joseph Joestar, Okuyasu Nijimura ve Jonathan Joestar'ı görmüştük.
JoJo's Bizzare Adventure: Eyes of Heaven 17 Aralık 2015 tarihinde PlayStation 4 ve PlayStation 3 platformları için Japonya'da piyasaya sürülecek.
Fallout 4 çıktığından beri malum gündemd. Oyunun sahip olduğu özellikler kadar grafikleri ve teknik durumları sık sık konuşuldu. Bethesda ise yayınladığı yeni yamalar ile oyundaki grafiksel ve oynanış anlamındaki hataları gidermeye çalışıyor. Görünüşe göre bunda başarılı da olmuş.
Fallout 4'ün PS4 için çıkmış olan 1.02 yaması oyunda yaşanan frame sıkıntısını büyük ölçüde gidermiş. Digital Foundry ise yaptığı testlerde bu durumun adeta sağlamasını yapmış. Buna göre daha önce bazı alanlarda 20 FPS'lere düşen oyun aynı mekanlarda 1.02 yamasından sonra 30 FPS'ye sabitlenmiş durumda. Yinede büyük patlamalarda ani frame düşüşleri yaşandığı ama buna rağmen genel itibari ile oyunun çok daha iyi bir performansa kavuştuğu not edilmiş
Oyun dünyasını takip edenler için en sinir bozucu olaylardan biri de sürekli ertelenen ve bir türlü piyasaya sürülmeyen oyunları dört gözle beklemektir. Bazen yapımcılar firmadan ayrılır, bazen teknolojinin gerisinde kaldıklarını düşünüp her şeye baştan başlamak isterler, bazense yayıncının içine sinmez ve oyun satışa sunulmaz.
Biz de oyun dünyasının sabır taşı çatlatan, oyuncuları beklemekten ağaç eden yapımların bir listesini oluşturalım dedik. Her birinin gecikme öyküsünü ve perde arkasında yaşanan olayları gün yüzüne çıkaralım istedik. Bakalım biz oyuncuların sabırlarını sınayan ne gibi oyunlar varmış.
10. Shenmue: 1994-2000 (Yapımı 6 yıl sürdü)
SEGA'nın en basiretsiz oyunların biriydi Shenmue. Hazırlanma aşamasındayken herkese parmak ısırtıyor, insanlara SEGA Saturn aldıracak kadar kaliteli gözüküyordu. Fakat ne olduysa yapımcılar oyuna son noktayı koyamadılar ve bir türlü Shenmue piyasaya sürülmedi.
SEGA Dreamcast konsolu ortaya çıktıktan sonra, Shenmue yapımcıları yeni teknolojinin nimetlerinden yararlanmaya karar verip yeniden kolları sıvadı. O dönem için astronomik bir bütçe olan 40 milyon dolarlık yatırım, yeni konsola geçiş kararının ardından 70 milyon dolara kadar yükseldi.
Peki sonuç? Ne yazık ki Shenmue, SEGA için kazançlı bir proje olmadı. Eleştirmenlerden yüksek not almasına, oyun dünyasına pek çok yeni tekniği sunmasına ve hatta günümüz açık dünya temalı oyunlara yol göstericiliği yapmasına rağmen firma bu oyundan zarar etti.
9. StarCraft II: 2003-2010 (Yapımı 7 yıl sürdü)
[b]Gerçek zamanlı strateji oyunlarının en büyük efsanelerinden bir olan StarCraft'ın devam bölümü, oyuncuların en çok beklediği oyunlardan bir diğeri.
2007 yılında düzenlenen ve Asya'nın BlizzCon'u olarak belirtilen Blizzard Worldwide Invitational etkinliğinde resmen duyurulan StarCraft II'nin yapımı aslında 2003 yılında, Warcraft III: The Frozen Throne'un ardından başlamıştı.
Blizzard'ın huyudur, ince eler, sık dokur, dervişleri bile sabretmekten çatlatır. Duyurulmasından 3 yıl; yapımına başlanmasından ise 7 yıl sonra StarCraft II piyasaya çıkar, fakat o da ne! StarCraft II'nin, üç bölüm halinde yayınlanacağı belli olur.
Yıl 2014 ve hala StarCraft II macerası tamamlanmadı!..[/b]
8. Galleon: 1997-2004 (Yapımı 7 yıl sürdü)
[b][b]Galleon oyunu hatırlayanların sayısı azdır. Bu oyunu en iyi biçimde anlatmak için, yapımcısının Tomb Raider'ı ortaya çıkaran isim olduğunu söylemek yetecektir herhalde.
Oyun dünyasının en popüler kahramanı olan Lara Croft'a hayat veren Toby Gard, 1997 yılında yakaladığı popülaritenin ardından, "Ben kendi firmamı kuruyorum arkadaş!" diye nida atar ve ceketini alıp bağlı bulunduğu firmadan ayrılır. Tek başına bir oyun firması kurup, yıllar boyu Galleon isimli oyun için didinir durur.
Yıllar boyu teknik sorunlarla boğuşur, konsollar arası adaptasyon problemleri ile çaresizce debelenir. 7 yıllık uğraşmanın sonucunda 2004 yılında Galleon piyasaya sürülür ama oyundaki teknik hatalardan dolayı, oynamak deveye bale yaptırmak kadar zor olur.[/b][/b]
7. L.A. Noire: 2004-2011 (Yapımı 7 yıl sürdü)
[b][b][b]Gerçekçi karakter modellemeri, oyun dünyasında daha evvel hiç denenmemiş surat ve mimik sistemi ve tabii ki geceler boyu bitmeyen mesailer... L.A. Noire, oyun tarihini değiştirmek için yola çıkmış, idealist bir grup yapımcı tarafından 7 sene boyunca üzerinde uğraşılmış bir oyun. Günümüzde hala kullanılmaya cesaret edilmeyecek kadar detaylı biçimde surat animasyonları içeren oyun, ne yazık ki ne beklenen etkiyi oluşturabildi, ne de istediği satış rakamına ulaştı.
Sadece gerçekçi surat animasyonu oluşturabilmek için harcanan 50 milyon dolar da cabası...[/b][/b][/b]
6. Spore: 2000-2008 (Yapımı 8 yıl sürdü)
[b][b][b][b]Delilik ile dahilik arasında ince bir çizgi var derler ya, ünlü oyun yapımcısı Will Wright için de benzer bir durum söz konusu. Maxis'in kurucusu Will Wright, The Sims ve SimCity hayata geçirip, Sim'leri üzerimize musallat ettikten sonra yepyeni bir oyun türüne yelken açar. "Öyle bir oyun yapacağım ki," der Will Wright, "Tek hücreli canlı olarak yaşamınıza başlayıp, tüm evrim kademelerini atladıktan sonra galaksiye hükmeder hale geleceksiniz..."
Sonuç ne mi olur? Will Wright ve ekibi 8 sene boyunca, tek bir hücreyi nasıl evrene hükmeden hale getireceğini planlar durur. Will Wright'ın sunmak istediği şeyler o kadar fazladır ki, kendi hayal gücünün içinde boğulur ve yapmak istediklerinin yarısını bile tamamlayamadan 2008 yılında oyunu piyasaya çıkarmak zorunda kalır.[/b][/b][/b][/b]
5. Too Human : 1999-2008 (Yapımı 9 yıl sürdü)
[b][b][b][b][b]Oyun dünyasında pek çok enteresan olay yaşanmış ve yapımcılar ile yayıncılar arasında ilginç sürtüşmeler hep süregelmiştir. Too Human oyunun yapımı esnasında gerçekleşen olaylar ise, pişmiş tavuğun, pişmiş kanatlarını açıp şükretmesine neden olacak fazla.
Too Human, 2000 yılında PlayStation için hazırlanan bir oyun iken, yapımcı firma Silicon Knights, Sony ile anlaşamamasının ardından Nintendo'nun kapısını çalar. Nintendo projeye sıcak bakar ve sadece GameCube için geliştirilecek Too Human duyurulur.
Nintendo ile de yollarını ayıran Silicon Knights, beş yıllık geliştirmenin ardından oyunu Xbox 360'a taşımaya karar verir. Microsoft'tan istediği bütçeyi elde eden Too Human yapımcıları, 2006 yılında projeyi tamamlama sözü verip, 2008 yılında Too Human'ı piyasaya sürer!
Yapımı için toplamda 60 ila 100 milyon dolar arası bir para harcandığı düşünülen Too Human, hem eleştirmenlerden kötü yorumlara maruz kalır hem de Unreal Engine'i kullanırken kural ihlali yaptığı gerekçesiyle Epic Games tarafından dava edilir.
Microsoft'a zarardan başka hiçbir şey vermeyen Too Human projesi, mahkeme tarafından Epic Games'e 4,5 milyon dolar tazminat ödeme cezasına çarptırılır. Sabrı taşan Microsoft, Silicon Knights çalışanlarını kovar, anlaşmayı fesheder ve Too Human'ı Xbox Live'dan çıkarır.[/b][/b][/b][/b][/b]
4. Team Fortress 2: 1998-2007 (Yapımı 9 yıl sürdü)
[b][b][b][b][b][b]Dikkat ettiyseniz, yapımı uzun süren oyunların sonları genellikle kötü oluyor. Team Fortress 2'nin ise sonu diğerlerine nazaran daha mutlu biçimde karşımıza çıkıyor.
Team Fortress, aslında Quake için yayınlanan ücretsiz bir oyun moduydu. Bu modun yapımcıları, 1998 yılında Valve tarafından işe alındı ve Team Fortress 2'yi hazırlamaları istendi. Mod yapımcıları heyecandan havalar uçtu. Projelerini, yapmak istediklerini açıkladıktan sonra, çıkış tarihi olarak da 1999 yılını verdiler.
1999 yılının E3 fuarında Team Fortress 2'nin ilk tanıtımı yapıldı ama o zamanki oyun ile bugünkü oyun arasında neredeyse hiçbir bağlantı yoktu. Şimdiki gibi eğlenceli oyun yapısı ve absürt karakterlerin yerinde yeller esen asıl oyunda, son derece ciddi bir tarz ve taktik fikirler ön plana çıkmıştı.
Valve, oyuna biraz rötuş yapılmasını rica etti. Yeni geliştirilen Source oyun motorunun kullanılmasını, grafiklerin karikatürize tarza sahip olmasını ve oyunun eğlenceli olmasını istedi. Valve tarafından istenilen her şeye "eyvallah" dedikten sonra, deyim yerinde ise yapımcıların elleri ayaklarına dolaştı. "Birkaç aya hazır olur," dedikleri oyunu ancak 2006 yılında hazır hale getirebildiler.
Tanıtımıydı, son hazırlıklarıydı derken Team Fortress 2, ancak 2007'nin sonuna doğru piyasaya sürülebildi.
Fakat şu kesin ki, beklediğimize değdi...[/b][/b][/b][/b][/b][/b]
3. Prey: 1995-2006 (Yapımı 11 yıl sürdü)
[b][b][b][b][b][b][b]Oyun dünyasının talihsizlikler silsilesi ile boğuşan oyunlardan biri de Prey olmuştu. 90'lı yılların ortalarında duyurulan ve o zamanlar en şaşaalı dönemlerini geçiren 3D Realms firmasının (Bu firmayı aklınızda tutun, birazdan yeniden karşılaşacağız) amiral gemisi olarak piyasaya sürülmesi beklenen oyundu Prey.
Projeye ilk başlanıldığı yıllarda Tom Hall ve John Romero gibi iki efsanevi isim vardı. Önce John Romero'nun kendi firmasını kurması, sonra da Tom Hall'u yanına alması ile Prey, hem öksüz, hem de yetim kaldı. 3D Realms, yepyeni bir kadro kurup Prey projesini devam ettirdi. 2001 yılında ilk ekran görüntüleri ortaya çıkan Prey, yıllarca geliştirilmeye devam etti.
Gelişen teknolojilere ayak uydurabilmek için baştan aşağı değiştirilen Prey, ancak 2006 yılında piyasaya sürülebildi. Geç kalmanın bedelini fazlasıyla ödeyen oyunun 90'lı yıllarda oldukça popüler olan uzaylılar tarafından kaçırılma hikayesi, 2006 yılındaki nesil için alay konusu olmaktan öteye gidemedi.[/b][/b][/b][/b][/b][/b][/b]
2. Diablo III: 2001-2012 (Yapımı 11 yıl sürdü)
Listenin 9. sırasında, "Blizzard ince eler, sık dokur, sabreden dervişleri bile çileden çıkarır," diye boşuna demedim. Çünkü aynı durum Diablo serisinde de başımıza geldi.
Oyun dünyasının en iyileri arasında gösterilen Diablo serisinin ikinci oyunu piyasaya sürüldükten hemen sonra üçüncü oyun için hazırlıklar başlamıştı. O zamanlar Diablo'yu Diablo yapan ekip, Blizzard North bünyesi altında çalışıyordu ve üçüncü oyun için de kafalarındaki fikirler çok büyüktü.
Geliştirilmeye başladıktan birkaç sene sonra Diablo ekibinin ağır topları firmadan ayrılınca üçüncü Diablo oyunu da sekteye uğradı. Hemen herkes Diablo III'ün geliştirildiği biliyordu ama Blizzard henüz somut bir şeyler sunmadan oyununu duyurmamak konusundaki ısrarını sürdürmeye devam etti.
[b][b][b][b][b][b][b][b]
StarCraft II'de olduğu gibi yine bir Blizzard Worldwide Invitational etkinliğinde Diablo III resmen duyurulduğunda takvimler 2008'i gösteriyordu.
Resmen duyurulmasından tam 4 yıl sonra oyun ancak piyasaya çıktı ve ilk duyurulduğu hali ile karşımıza çıkan oyun arasında hatırı sayılır farklar da gözden kaçmamıştı. Resmen konsol için yeniden icat edilen Diablo III, serinin hayranlarını ikiye ayırdı.
Blizzard, hiçbir zaman Diablo III'ün neden bu kadar geç piyasaya çıktığı açıklamadı ama kulaktan dolma bilgilere göre, uzun süre üzerinde çalışıp vakit kaybettikleri Starcraft: Ghost, Warcraft Adventures ve Titan projelerinin Diablo III çalışmalarını sekteye uğrattığı düşünülüyor.[/b][/b][/b][/b][/b][/b][/b][/b]
1. Duke Nukem Forever: 1996-2011 (Yapımı 15 yıl sürdü)
Tamam assolistler en son çıkar ama bu kadar da geç çıkmaz ki be arkadaş! Duke Nukem Forever projesine başladıkları zaman monitörlerinin yanına okula giden kızlarının fotoğraflarını koyan yapımcılar, oyun piyasaya sürüldüğünde torunlarının fotoğraflarını Facebook'ta paylaşıyordu...
Adım adım anlatmak gerekirse, Duke Nukem Forever ilk olarak 3D Realms tarafından, Duke Nukem 3D piyasaya sürüldükten hemen sonra duyuruldu. Resmi bir açıklama ile de oyunun 1997 yılında piyasada olacağı basına bildirildi. Bir türlü oyunu tamamlamayı beceremeyen firma, 2001'de oyunlarının tamamlanmak üzere belirtti.
[b][b][b][b][b][b][b][b][b]
2004 yılına geldiğimizde ise, Duke Nukem Forever'ın son rötuşlarının yapıldığı söylendi ve oyun içi grafiklerden oluşan bir tanıtım videosu bile yayımladı. İki yıl sonra ise 3D Realms küçülmeye gittiğini söyleyip çalışanları bir bir kovmaya başladı.
Yayıncı Take-Two Interactive ile yapımcı firma 3D Realms tabir caizse papaz olduktan sonra, oyunun dağıtım hakları 2K Games'e geçti. Oyun hakkında birbirinden komik esprililer ve şakalar dönerken, "Duke Nukem Forever ne zaman çıkacak?" sorusuna yapımcılardan George Broussard, "Domuzlar ne zaman uçarsa, o zaman!" diye manalı bir cevap vermişti.[/b][/b][/b][/b][/b][/b][/b][/b][/b]
Bonus: Half-Life 3: 2006 - ? (8 yıldır ses seda yok...)
[b][b][b][b][b][b][b][b][b][b]"Yediden yetmiş yediye, kime 'Half-Life 3 çıkıyor!' diye müjdeleseniz, işini gücünü bırakır ve kendi meşrebine göre dans etmeye başlar!" desek herhalde abartmış olmayız. Günümüzde en çok beklenen, en çok merak edilen ve yapımcılarının kulaklarını en çok çınlatan oyun hiç şüphe yok ki Half-Life 3'tür.
Half-Life bir klasik, bir efsane, bir devrimdi. FPS oyun türünü resmen baştan şekillendirdi. Half-Life 2 ise ilk oyunun çıtasını bir o kadar daha yükseltti. Episode 1 ile heyecan seviyesi arttı, Episode 2 ile yürekler ağza geldi. Ama ya sonra?
2006 yılının sonunda Episode 3'ün yayınlanacağı duyurulmuştu, ses seda çıkmadı. Bir ay sonra her 7-8 ayda bir yeni Half-Life bölümü çıkacak dendi, yalan oldu. Episode 3'ün başkahramanının Gordon Freeman olacağı resmen duyuruldu, fos çıktı. Steam'in SDK kodlarının içerisinde "Episode3" isminde bir klasör oluştu, yer yerinden oynadı. Sonra yeniden ölüm sessizliğine geri dönüldü.
"Yaralı Şişman" Gabe Newell, Episode 3 için yeni tekniklerin denendiğini, şimdilik kesin bir şey söylemek için erken olduğunu belirttiğinde yıl 2009'du. Aynı yıl Steam üzerinde oluşturulan "A Call for Communication (Half-Life)" isimli imza kampanyasına katılan insan sayısı bugünlerde 50.000'i geçti ve bu imza kampanyasına 27 farklı oyun dergisi de katıldı.
52. yaşını, 100 milyon Steam kullanıcısı ile birlikte kutlayacak olan balık etli oyun yapımcısı Gabe Newell'ı göreve çağırıyor, para saymaktan ve abur cubur yemekten arta kalan vaktinde Half-Life 3'ün yapımına başlamasını hiddetle (!) rica ediyoruz.[/b][/b][/b][/b][/b][/b][/b][/b][/b][/b]
Arkadaşlar projemizin gereğini yapmaya başladık ve sosyal medyaya açılıyoruz. Şuanlık Facebook sayfamızı açtık. Diğer güncellemelerde buradan yayınlanacaktır.
Hikayemiz Futaba ve Kou arasındaki yıllar geçtikçe imkansızlaşan bir aşkı anlatır. Futaba ortaokul yıllarında Kou Tanaka adlı bir çocuğa aşık olur fakat daha çocuğa açılamadan Kou başka bir okula transfer olur ve bir daha görüşemezler. Futaba lise çağına geldiğinde Kou ile tekrar karşılaşır. Futaba’nın karşılaştığı bu Kou eskisi gibi değildir, hem ismi hem de karakteri tamamen değişmiştir. Futaba ve Kou yarım kalan aşklarını tamamlamak isteseler de birtakım dış güçlerin baskısıyla bunu başaramazlar ve hikaye bol bol aşk üçgenleriyle gelişir.
Başlıca Seiyuular: Fujimura Ayumi (Ayuzawa Misaki), Okamoto Nobuhiko (Usui Takumi)
Anime: Kaichou wa Maid-sama!
Mangaka: Fujiwara Hiro
Opening: Saaya Mizuno – My Secret
Ending: Heidi – Yokan, Heidi – Loop
Sevimli ve eğlenceli seri, Seika Lisesi’nde geçmektedir. Bu okul uzun yıllar erkek lisesi olarak hizmet vermiş fakat yakın bir tarihte karma eğitime geçmiştir. Önceden all-boys’ school olan Seika Lisesinin vahşi ve haylaz öğrencileri yüzünden kızlar için korkunç bir yer olarak adı çıkmıştır. Okul daha yeni yeni kız öğrenciler tarafından tercih edilmeye başlamıştır. Erkeklerin çoğunlukta olması, genelde kızların zor durumda kalmalarına yol açmaktadır.
Resimde gördüğünüz sevimli kızımız Ayuzawa Misaki serinin ana kahramanı. Misaki, annesi Minako ve kız kardeşi Suzuna ile berabar yaşar. Ayuzawa kardeşlerin babası Sakuya ailesine büyük bir borç bırakarak ortadan kaybolur. Bu olay Misaki’nin erkeklere karşı derin bir nefret duymasına sebep olur (centilmen erkekler bunların dışında tabii)
Misaki herkese yardım etmek isteyen, çok iradeli ve iyi niyetli bir genç kızdır. Kızımız erkeklerden hiç hoşlanmaz, hatta nefret eder; bazen de erkek öğrencilere sebepsiz yere bağırır. Bu huyu yüzünden de pek çok erkek ondan nefret eder. Misaki okuldaki erkeklerin disiplinsiz, rahat ve asi tutumlarından kız öğrencileri korumaya kendine görev edinir. Seika Lisesi’nin tüm kız öğrencileri de Misaki’ye son derece güvenirler ve bağlıdırlar. Baş kahramanımız çok çalışır ve öğretmenlerinin de güvenini kazanarak erkek öğrencileri dizginlemek için öğrenci konseyi başkanı olmayı başarır. Okulun ilk bayan öğrenci konseyi başkanı olur.
Misaki ne kadar sıkı ve sert davranıyor olsa da aslında okulu ve erkek öğrencileri çok önemsemekte, değer vermektedir. Bunu da okul dışından öğrencilerle sorun yaşayan bazı erkek öğrencilerin yanında dik durmasıyla göstermiştir.
Okulda son derece otoriter olan Misaki’nin bir sırrı vardır. Ailesinin maddi durumu iyi olmadığı için okul sonrasında Maid Latte isimli bir cafede çalışır. Bu maid cafedeki tüm garsonlar bayandır ve kurallara göre hizmetçi gibi giyinerek müşterilere “Goshujinsama” diye hitap ederek tam bir hizmetçi gibi davranmaları gerekmektedir. (Goshujinsama – ご主人様: patron, hazretleri, my master, efendim gibi bir anlamı var.)
Misaki part-time işinin okulda duyulmasını ve okuldaki şöhretinin tehlikeye düşmesini istemez. Bir gün okulun popüler çocuğu Usui Takumi, Misaki’yi görür. Okulda başa çıkamadığı tek kişi olan Usui’nin bu sırrını öğrenmesi ile o günden sonra Misaki’nin hayatında çok çılgın değişmeler başlayacaktır.
Usui Takumi, Misaki’nin Maid Latte adındaki bir maid cafede part-time olarak çalıştığını öğrenen ilk kişidir.
Okulun geri kalanından bunu kendi isteğiyle gizli tutar ve her zaman da Misaki’ye yardım eder, ona destek olur.
Usui düzenli olarak olarak Misaki’ye ondan hoşlandığını söyler ama tabii Misaki her seferinde Usui’ye bir güzel fırça atar. Misaki, Usui’nin davranışlarını şaka ve taciz olarak algılar. (Nitekim de pek yanılmıyor, ben de görsem Usui’ye sapık derdim herhalde. Gene de ideal tip de demek istiyorum. Kendisi çok uç noktada bir karakter.)
Popüler, çekici ve biraz da vurdumduymaz bir genç olan Usui Takumi, hizmetçi kıyafeti içinde gördüğü Misaki’yi çok ilgi çekici bulur ve Misaki ile uğraşmaya, onu tatlı tatlı gıcık etmeye başlar.
Seride inanılmaz tatlı sahneler var. Üstelik çizimleri de çok güzel. Kaçırmanızı istemem. Benim favorilerim arasında olan bir anime Kaichou wa Maid-sama.
Eklemeden de geçemeyeceğim, Usui’nin seslendirmeni Okamoto Nobuhiko aynı zamanda Bakuman’dan Niizuma Eiji’nin de seslendirmeni. Ben zar zor bağdaştırdım, siz ne düşünüyorsunuz bilemeyeceğim. Nobu-san gerçekten de süper bir yetenek. Başka pek çok bilindik animede seslendirme yapmış kendisi.
Göze, kulağa hem de sıcacık romantizmiyle kalbe çok iyi hitap eden bu seriyi atlamayınız derim. İşte size bir başlangıç…
The Pan European Game Information isimli kurumu giç duydunuz mu? Aslında duydunuz ve neredeyse her oyunda onları görüyorsunuz. Kısaca PEGI (Yaaaaaa!) olarak ifade ettiğimiz bu değerlendirme kurumu oyunları Avrupa'ya dağıtılmadan önce sınıflandırıyor.
Bu kurum şu sıralar VR oyunları için sistemini değiştirmek zorunda kalabileceğini resmi olarak duyurdu. İşin içine giren yüksek empati ve hissiyat oyunlar için belirtilen yaş sınırlarını doğal olarak yükseltecek.
Yani kolay kolay 18 yaş altı oyun bulamayacaksınız. PEGI Operasyon direktörü Dirk Bossmans bu yönde araştırmaların başladığını duyurdu. Durumdan en çok etkilenecek türünse Korku/Gerilim olması bekleniyor.
Black Desert Online, geçtiğimiz günlerde ön siparişe açıldı. Fakat siteye Türkiye'den giren kimse site üzerinde ön sipariş bölümünü göremedi. Ardından oyunun Türkiye'de IP yasaklaması yüzünden oynanamayacağı ortaya çıktı.
Alınan lisansların Türkiye'de geçerli olmayışı nedeniyle Türkiye'de desteklenmediği ve engellendiği söylendi. Durumla ilgili firma “Listede bulunmayan ülkelere destek sunulmayacak ve IP adresleri erişime engellenecektir.” şeklinde bir açıklamada bulundu.
Yani Türkiye üzerinden oyunu yasal olarak oynamak mümkün değil. Yasaklı olan ülkeler sadece Türkiye ile sınırlı değil. Estonya, Letonya, Moldova ve Litvanya için de erişim engeli bulunmakta.
VPN ya da benzeri işlev gören programlar kullanarak oynanabilir. Fakat bu ücret verilen bir oyun için ne kadar sağlıklı olur bilinmez.
Video bana ait değil arkadaşlar.Ama gerçekten %100 sonuç elde ediyorsunuz..Videoda bahsedilen şeylerin harfi harfine yaptım ve oldu..Herhangi Bir Virüs Yoktur.Denemenizi tavsiye ederim.